Yoğun Bakım Üniteleri nasıl doğdu?

1930’lardan önce zorlu ameliyatlara giren hastaların maalesef çoğu ameliyattan kısa bir süre sonra ölüyordu. Fakat başarılı bir cerrah, sağlık hizmetinin gidişatını değiştiren basit ama etkili  bir değişiklik yaptı.

Harvey Cushing döneminin en parlak beyin cerrahıydı. Hastaları, onu şefkatli ve kibar olarak nitelendirirdi fakat asistanlarına karşı fazlasıla katı idi. Hatalara karşı hoşgörüsüzdü ve soğuk, sert ve zaman zaman görece zorba olabiliyordu. 15 Nisan 1931’de Cushing 2.000. beyin tümörü ameliyatını Massachusetts, Boston’daki Peter Bent Brigham Hastanesinde gerçekleştirdi. Hasta, 31 yaşında Ida Herskowitz’di ve şiddetli baş ağrılarına neden olan ve yavaş yavaş görüş kabiliyetini yok eden bir tümör teşhisi konulmuştu. Birkaç saat içinde Cushing sabırla, titizlikle ve metodik olarak çalıştı. Kan damarlarını sıkıştırdı ve görüşünü geri kazanmak için dokuyu nazikçe kesti. Cushing’den önce, 10 beyin ameliyatı hastasından sekizi ölüyordu. Hastanesinde cerrahi ölüm oranını sadece% 8’e düşürdü. 

Antibiyotiklerden önce  mevcut bakteriyel enfeksiyon riski bıçak altına giren herkesi öldüyordu., Cushing hastaları en sıkı hijyen koşulları altında ameliyat ediyordu. Eldiven ve maske kullanıyor ve gerekli hijyen koşullarında elinden geleni yaparak yarayı sterilize etmek ve hastalık şansını azaltmak için uğraşıyordu. En önemlisi, ameliyatı bitirdikten sonra da bu titiz bakımı büyük bir özele sürdürüyordu ki bu ameliyat sonrası dönem hastaların ölme riskinin en yüksek olduğu olduğu zaman aralığıdır.

Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Profesörü Dennis Spencer “Tüm cerrahlar ameliyatlarını tamamladıktan sonra hastaya bu kadar dikkat etmezler” diyor. “Cushing ameliyat sırasında titizliğini hastaların ameliyat sonrası bakımına taşıyor.” Sıkı gözlem sistemleri ve kayıt tutma ve ilk kez röntgen ve kan basıncı izlemesini kullandı. Her bir hasta, uzman bir ekip tarafından bakım altına alınıyordu.

“Cushing’in tüm koğuşu diğer cerrahlardan daha yoğun bir bakım ünitesine benziyordu,” diye açıklıyor Spencer. “Hemşireler ve genç cerrahi personeli, çarşaflar düzgün bir şekilde sıkıştırılmadıysa, pansumanın temiz olmadığını veya hastanın şikayetçi olduğunu, büyük sorun yaşayacağını biliyordu.”

harvey crushing

Harvey Crushing

Cushing’in koğuşu, günümüzde hastanın artık sensörler ve monitörlerle çevrili olduğu yoğun bakım üniteleri ile çok az benzerlik taşıyordu ancak konsept olarak benzerdi. Operasyonlar İkinci Dünya Savaşı ve 1950’lere kadar karmaşıklaştıkça – örneğin ilk açık kalp cerrahisi ile – Cushing’in öncü olduğu ameliyat sonrası bakımı yaygınlaştı ve sayısız hayat kurtardı.Ancak Cushing’in erken dönem yoğun bakım şekli, travma veya hastalık için değil, planlı cerrahi içindi.

20. yüzyılın ilk yarısında, neredeyse her yıl, dünya çapında on binlerce insan çocuk felci geçirdi. Virüs yaz aylarında atak yapma, çocukları hedefleme ve başlangıçta grip benzeri semptomlara yol açma eğilimindeydi. Daha ciddi vakalarda, kurbanları felç ederek ve sinir sistemine saldırmaya devam etti. Hayatta kalanlar genellikle kalıcı engeller veya nefes alma zorlukları ile mücadele ediyordu.

Ağustos 1952’de Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Blegdam Hastanesi, yüzlerce ağır hasta çocuk felci hastası tarafından boğulmuştu. Nefes almalarına yardım edilemeyen çoğu insan ölüyordu. Mevcut tek tedavi demir akciğer olarak bilinen mekanik bir solunum sistemiydi.

Ancak Kopenhag’ın tamamında sadece bir demir akciğer ve tedaviye ihtiyacı olan 316 hasta vardı. Royal United Hastaneleri yoğun bakım tıbbı danışmanı ve salgın üzerine bilimsel bir makalenin ortak yazarı Fiona Kelly “Gerçekten çaresizdi” diyor. “300’den fazla hasta ölecekti.

demir solunum cihazı

Demir solunum cihazı

Hastanedeki başhekim, çözüm bulmak için acil bir toplantı çağırdı. Anestezist Bjorn Ibsen, bir demir akciğer tarafından sağlanan negatif basınç kullanarak göğsü genişlemeye zorlamak yerine havayı bir tüple doğrudan akciğerlere iletmeyi ileri sürdü. Ameliyat sırasında kullanılmak üzere geliştirilmiş bir teknikti. Ancak bir tüpü ağızdan soluk borusuna indirilmesi, hastaların uzun süre dayanması için çok rahatsız ediciydi ve sadece anestezi uygulandığında mümkün oldu. Ibsen nispeten yeni bir trakeostomi tekniği kullanmayı önerdi. Bu, boyunda küçük bir delik kesmeyi ve doğrudan akciğerlere bir tüp yerleştirmeyi içeriyordu. Bu tüp elle pompalanabilen basit bir kauçuk torbaya takıldı. Torbaları pompalamak ve hastaları izlemek için yüzlerce doktor, tıp ve diş hekimliği öğrencisi merakla bekliyordu.

Ibsen’in stratejisi düzinelerce hayat kurtardı ve dünyanın ilk yoğun bakım ünitesini kurmasına yol açtı. Ancak yoğun bakım sadece bir hastane içinde koğuş olarak değil, aynı zamanda en kritik hastalara nasıl bakılacağına dair bir avantaj oluşturmuştu o dönemde.

“Yoğun bakım kendi başına bağımsız bir tıbbi uzmanlık alanıdır” diyor İngiltere Yoğun Bakım Tıbbı Fakültesi başkan yardımcısı Daniele Bryden, bu yıl 10. yılını kutluyor. “Yoğun bakım sadece hastahane de bir alan değil, bir kişi için bütün bir bakım sunumu ile ilgili.”

Ibsen’in Demark’taki yenilikleri tüm dünyada yavaş yavaş benimsenmiştir. Cushing’in öncülüğünü yaptığı ameliyat sonrası bakımdaki yeniliklerle birlikte, büyük hastanelerin uzman birimler oluşturmasına öncülük etti. Günümüzde, daha büyük hastanelerin Covid-19’un şiddetli semptomlarından ateşli silah yaralarına, felçlere veya cerrahi komplikasyonlara kadar bir dizi durumu yönetmek için birkaç farklı yoğun bakım ünitesi kuruluyor.

Kelly, “Hastanenin merkezi olduğumuzu hissediyorum” diyor. “En kötü hastaları gündüz ve gece her saat alıyoruz ve asla hayatta kalamayacağını düşündüğüm hastaların her gün daha iyi hale geldiğini ve sonunda ünitemizi yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle terk etmelerini görmek harika.”On binlerce insan hayatını yoğun bakıma borçludur. Örneğin, İngiltere’de yoğun bakım ünitesine giren insanların dörtte üçü hayatta kalacaktır. Ancak insanlar taburcu edildiğinde ne olacağının da değerlendirilmesi önemlidir.

Bryden, “Yoğun bakımda olan insanlar, bu kritik bakımdan sonra sürekli desteğe ihtiyaç duyuyor ve bu önemli bir özellik” diyor. “Bu sadece hayatta kalmakla ilgili değil, hayatta kalmanın kalitesiyle de ilgili.”

Obsesif ve zor bir cerrahla başlayan sağlık dünyası adına büyük bir gelişme bugün binlerce acil hastanın hayatını kurtarıyor. Şu anda da içinde bulunduğumuz virüs salgını ve pandemi dönemi düşünüldüğünde yoğun bakım danışmanı Kelly bu durumu şu sözlerle ifade ediyor, “Yarattıkları şeyin etkisi ölçülemez, bu öncülere her şeyi borçluyuz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir