Tercih ettiğiniz mekanlar kişiliğinizi değiştirebilir

Karantina sürecinde kendinizi normalden daha dağınık ve eskiye nazaran daha az nazik hissediyorsanız  bunun nedeni yeni yapılan bir araştırmaya göre kamusal alanlara ve dışarıya göre evinizde olduğundan daha fazla zaman geçirmenizden  kaynaklanıyor olabilir. Standford Üniversitesi’nde yürütülen araştırmaya göre zaman geçirdiğimiz yerler kişiliğimizi etkilemektedir.

Yardımcı doçent Gabriella Harari  “İnsanlar sosyal yerlerde zaman geçirdiklerinde, evde zaman geçirmelerine kıyasla daha açık görüşlü, dışa dönük, hoş, vicdani ve daha az endişeli olduklarını gördük” diye belirtmektedir.

Bulgular, sık sık seçtiğimiz yerlerin şu andaki düşüncelerimizi, duygularımızı veya davranışlarımızı değil, aynı zamanda zaman içinde kişiliklerimizi de değiştirebileceğini göstermektedir.

Columbia Business School’da örgütsel davranış dalı yardımcı doçenti Sandra Matz ise “Evimiz genel olarak dünya ile etkileşime girdikten sonra bu rutini kırmak ve sığınmak için geri döndüğümüz bir noktadır. Şimdi sürekli tek bir yerdeyiz ve  bu durum insanların kendilerine olan bakış açısını yani  kendilerini nasıl gördüklerini etkilediğini düşünüyor” diyerek belirtmektedir.

Şu anda siz de normalden daha az yaratıcı hissediyorsanız, bu sadece evde kalmanın ve çevrenizde değişiklik olmamasının bir etkisi olabilir. Bir nevi insanların psikolojik deneyimlerini değiştirebilmek için fiziksel çevrelerinin de değiştirilmesi gereklidir.

İnsanların kişilikleri ve zaman geçirdikleri yerler arasındaki ilişkiyi incelemek için Harari ve Matz deneysel bir çalışma yürütüyorlar. Bunun için  ABD üniversite kampüsünde 2.350 üniversite öğrencisini işe alıyor. Bu öğrenciler 63.000 kişiden veri topladılar. Temel olarak onlara zaman geçirdikleri yerler ve o anda nasıl hissettikleri hakkındaki anket soruları ve standart kişilik testleri uygulandı. İş yeri, kütüphane, kafeler veya restoranlar, kampüs, öğrenci yurdu, bir arkadaşın evi, spor salonu, ibadet yeri, mağaza veya alışveriş merkezi ve bir araçta olmak gibi pek çok yer belirlendi.

 Araştırmacılar, yerlerin insanların kişiliklerinin belirli yönlerini belirleyebileceğini bulurken, veriler de belirli kişilik özelliklerine sahip insanların belirli mekanlara  çekildiği fikrini destekler niteliktedir. Örneğin, daha fazla dışa dönük olma eğilimi olan insanlar (bir insanın ne kadar sosyal olabileceğini yansıtan bir özellik) daha içe dönük insanlara kıyasla halka açık yerlerde daha fazla zaman geçirmek istemektedir.

Evet bu kişilik özelliği ve mekan seçimi arasında tahmin edilebilir bir ilişki mevcut. Fakat  Matz şu şekilde belirtiyor : ‘’Yine de uzun bir süredir neden belirli yerleri başkalarına tercih ettiğimizi veya belirli bir yerde zaman geçirmenin kim olduğumuzu nasıl etkilediğini iyi anlayamadık ” “Bulgularımız, insanların çevreleriyle günlük olarak etkileşim kurma yollarına benzersiz bir pencere sağlıyor.”

Araştırmacılar bu bulgunun bazı insanların  diğer insanlara nazaran neden evde zaman geçirme zorundalığı ile görece daha iyi başa çıkabildiğini açıklamaya yardımcı olabileceğini söylüyor.

Harari, “Kişilik özellikleriniz evde kalmak zorunda olduğunuzda tepkilerinizi etkileyebilir” diyor. Örneğin, bulgularımız, dışa dönüklerin içe dönük insanlardan daha fazla bir yerlere gitme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu, dışa dönük insanların evde kalma kuralına uymakta zorlanabileceğini gösterir, çünkü diğer insanlarla etkileşim kurmak ve zamanlarını bu sosyalleşmenin gerçekleştiği halka açık yerlerde geçirmek istiyorlar.”

Araştırmanın en önemli çıkarımlarından biri ise şudur ki; araştırmacılar düşünme, hissetme veya davranış biçimlerini değiştirmek istediklerinde başvurabilecekleri yararlı bir strateji olabileceğini umuyor.

“Bu bulgular insanların fiziksel deneyimlerini değiştirerek psikolojik deneyimlerini değiştirebileceklerini gösteriyor.’’

 

Kaynak: Stanford University Orijinal araştırma, DOI: 10.1037/pspp0000297

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir